Akkuyu Nükleer Güç Santrali Projesi Teknoloji ve İstihdamımıza Etkisi Ne Olacaktır?

Ülkemizde henüz NGS olmaması nedeniyle nükleer teknoloji alanında gelişmiş bir altyapımız bulunmamaktadır.
NGS kurulması çalışmaları elektrik enerjisi üretimi amacıyla yürütülen çalışmalar olmakla beraber, yaklaşık 550 bin parçadan oluşan bir proje olmasından dolayı farklı sanayi ve hizmet sektörlerini de ilgilendiren projedir. Bu durumda, NGS inşasında, işletiminde, bakım ve onarımında kendi alanlarında deneyimli Türk şirketlerin de görev alabileceği düşünülmektedir.
NGS’lerin inşaat aşaması göreli olarak uzun zaman gerektirmektedir. Sürecin başlangıcı ile birlikte firmalarımızın kendilerini bu sürece adapte edebileceği ve ana yüklenici firma ile işbirliğine girebileceklerini değerlendirmek yanıltıcı olmayacaktır.
Proje şirketinin kuruluşunun ardından İstanbul’da projeyi Türk firmalarına tanıtmak için şirket tarafından bir sunum gerçekleştirmiştir. Bu sunumun ardından, Proje Şirketi, Akkuyu Nükleer Santralin inşasında görev alma kabiliyetine sahip birçok Türk firmasının olduğunu belirtmiştir.
G.Kore’deki nükleer endüstrinin gelişimi bizim için iyi bir örnek oluşturmaktadır. G. Kore ilk nükleer santralinde yalnızca %2 oranında bir yerel katkı bulunmaktayken, günümüzde, %98’i milli kaynaklarla inşa edilen nükleer santral projeleri tasarlayabilmektedir.
Dünyada nükleer santral teknolojisinin geliştirilmesi 1940’lı yıllardan itibaren, başta ABD olmak üzere Rusya, Fransa, İngiltere ve Kanada tarafından başlatılmıştır. Diğer tüm ülkeler, nükleer santral teknolojisini bu ülkelerden ithal etmişlerdir.
Almanya, Japonya, Hindistan ve Güney Kore gibi ülkeler ithal ettikleri teknolojiyi daha da geliştirerek kendilerine has nükleer santral tasarımlarına sahip olmuşlardır. 20’nin üzerinde ülke, işlettikleri nükleer reaktörleri bu ülkelerden temin etmişlerdir.
Rosatom Proje Direktörü Sergey Boyarkin, Akkuyu NGS’nin Türk ekonomisine ve istihdama katkısı ile ilgili olarak şunları ifade etmiştir: "Rus nükleer santrallerinin bulunduğu alanlarda bir kişilik istihdam, 10 kişiye iş imkanı sağlamaktadır. Santralde yaklaşık 2 bin kişi çalışacak. Bunların çoğunluğu Türk vatandaşı olacak. 2.000 kişinin toplam istihdam etkisi ise 20.000 kişi olacaktır. Santralin inşa aşamasında önemli iş imkânları doğacaktır. Bunlardan çok daha önemlisi ise büyük sanayi yatırımcıları tesislerini, 50-60 yıllık elektrik enerjisini garanti gördükleri bölgelere rahatlıkla kurmaları olacaktır. Bu, Türkiye'nin endüstriyel kalkınması açısından önemli bir avantaj sağlayacaktır."